Meltem Şahin

MeltemSahin_fotografljılj.jpg

1989’da Marmaris’te doğan sanatçı, Marmaris’te ve İstanbul’da yaşayıp çalışmakta.

Eğitim

2016, Maryland Institute College of Art, Art Department, MFA in Illustration Practice
2012, Bilkent Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Grafik Tasarım

İmgelem denizinde yüzerken sanatçılar, tüm imleyenleri bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde toplarlar ve sonrasında üretilen şey sanatçının içinden diğer imgelemlerin yapılabilmesini olası kılan denize yayılır. Şahin tüm sanatçıların filtrelerinin emsalsiz olduğuna inanırken, Fransız filozof Marleau Ponty’e göre bu filtreler, sanatçının içinden gelir: bir ressam bir tarz seçmez ama bu tarz eserin veya doğasının içsel bir parçası olarak gelir. Şahin de işlerini yaparken aynı şekilde hissediyor. Onu hali hazırda zorlayan bir şeyi açığa çıkarıyor, vücudunun devamı gibi, zamanının uzvu gibi, kültürel desenlerine bir yansıma gibi...

Türkiye’de yetişmiş bir sanatçı olarak, bir yandan idealize edilmiş güzellikte olan Batının kültürünü incelerken, bir yandan da Doğu’nun kusurlu ve  geçici güzelliklere olan abideleştirmesini inceliyor. Şahin, çocukluğundan beri, Doğuya daha eğimli olmakla birlikte evrenin gariplikleriyle, detaylarında güzellikle ve geçen zamanın melankolisi ile ilgilenmiş. İllüstrasyonları ile, insani ve duyarlı figürler oluşturmak yerine, gerçek hayatın süregelmiş suretlerini tam anlamıyla taklit etmeyen, kişileri kendi oluşumlarından yabancılaştıran ve eğlendiren bir dil oluşturmaya çalışıyor.

Meraklı yapısı sayesinde, daha önce hiç içinde bulunmadığı yeni alanları keşfetmeye çabalıyor. Örneğin 3 yıl önce, 3D yazıcılar ve lazer-kesiciler gibi sanatçılar için elektronik yardımda bulunacak dijital üretim aletlerini kullanmayı öğrenmeye başladı. Bu yeni medya sayesinde, optik illüzyon yaratan elektronik veya mekanik oyuncaklar üretiyor. Tekniğinden bağımsız olarak, animasyon, seramik, veya oyuncak; eserleri neon renkteki insanların uzayda süzüldüğü bir evrene ait. İster erdişi olsun ister çift cinsiyetli olsun sizi bu esrarengiz deneyime davet edecek. Seyirciyi bir yandan acı hissederken aynı zamanda zevk de alacak ve özlerine içgüdüsel olarak sahip olmalarını sağlayacak.